Psikolog Elif Mendeş

Yazılarım

Beden Bazen Aklın Unuttuğunu Hatırlar

Beden Bazen Aklın Unuttuğunu Hatırlar

Bazen bir ortamda hiçbir tehlike olmadığı hâlde bedeniniz alarm vermeye başlayabilir. Kalbiniz hızlanır. Mideniz sıkışır. Oradan uzaklaşmak istersiniz.

Ve “Ama burada korkulacak ne var?” diye düşünürsünüz. Bunun nedenlerinden biri klasik koşullanma olabilir. Beynimiz olayları birbirleriyle ilişkilendirerek öğrenir. Örneğin bir gün asansörde yoğun bir panik yaşadığınızı düşünün.

O anda asansör aslında tehlikenin kendisi değildir. Fakat beyniniz asansör ile yaşadığınız yoğun korkuyu eşleştirebilir. Bir süre sonra yalnızca asansöre yaklaşmak bile bedeninizin alarm vermesine neden olabilir. Hatta zamanla kapalı alanlar, kalabalık yerler veya benzer ortamlar da kaygıyı tetiklemeye başlayabilir.

Çünkü beynimizin önemli görevlerinden biri bizi tehlikeden korumaktır. Bu nedenle özellikle tehdit içeren deneyimleri hızlı öğrenebilir. Ama öğrenilmiş olması, değişmeyeceği anlamına gelmez. Beyin yeni deneyimler yoluyla yeni bağlantılar da kurabilir.

Korktuğunuz durumla güvenli biçimde karşılaştığınızda beyninize yeni bilgiler verirsiniz. “Buradayım, kaygılanıyorum ama düşündüğüm felaket gerçekleşmiyor.” Zamanla eski öğrenmenin yanına yeni bir öğrenme eklenebilir. Bazen değişim, korkuyu hiç hissetmemek değil; beyne korktuğu şey hakkında yeni bir deneyim sunmaktır.