Geçmiş, Geleceğinizin Tamamını Almak Zorunda Değil
Bazen hayatımızda çok acı veren bir şey yaşarız. Bir kayıp. Bir ayrılık. Bir hastalık. Bir hata. Bir travma.
O olay geçmişte kalmıştır ama zihnimiz tekrar tekrar oraya döner. “Keşke böyle olmasaydı.” “Keşke şunu yapsaydım.” “Neden benim başıma geldi?”
Elbette bazı deneyimlerin yasını tutmak gerekir. Ama bazen yaşadığımız olay yalnızca geçmişimizden bir parçayı değil, geleceğimizi de almaya başlar. Geçmişi değiştiremeyeceğimiz hâlde bütün enerjimizi onunla mücadele etmeye verebiliriz. Ve fark etmeden bugünümüzü kaçırabiliriz. Kabul burada yaşanan şeyi onaylamak değildir. “İyi ki oldu.” demek hiç değildir.
Yaşananın yaşanmış olduğu gerçeğiyle mücadeleyi azaltabilmektir. Çünkü geçmişi değiştiremeyebiliriz. Ama geçmişin geleceğimizden ne kadarını alacağı konusunda bugün yapabileceğimiz şeyler olabilir. Acımızı yanımıza alıp yine de değer verdiğimiz şeylere doğru hareket edebiliriz.
Başınıza gelen şeyi seçmemiş olabilirsiniz; ama onun hayatınızın geri kalanının tamamını belirlemesine izin vermek zorunda değilsiniz.