Korumak İsterken Cesaretini Elinden Alıyor Olabilir miyiz?
Çocuğunuzu korumak istemeniz son derece doğal. Peki korumak ile çocuğun hayatındaki bütün riskleri ortadan kaldırmaya çalışmak aynı şey mi? Aşırı korumacı ebeveynlikte çocuk sık sık şu mesajlarla karşılaşabilir: “Sen yapma, ben yaparım.” “Oraya gitme, başına bir şey gelebilir.” “Dur, düşeceksin.”
“Ben olmadan bunu yapamazsın.” Bunlar sevgiyle söylenebilir. Fakat çocuk yalnızca söylediğimiz kelimeleri değil, davranışlarımızın altında yatan mesajları da öğrenir. Ve bu mesaj bazen şöyle olabilir: “Dünya tehlikeli ve ben tek başıma baş edemem.”
Oysa öz güven yalnızca bir çocuğa “Sen yapabilirsin” demekle gelişmez. Çocuğun gerçekten deneyip yapabildiğini görmesi gerekir. Bazen düşmesi, bazen hata yapması, bazen hayal kırıklığı yaşaması gerekir. Ve ardından toparlanabildiğini deneyimlemesi gerekir.
Elbette çocuğun gelişim düzeyine uygun gerçek tehlikelerde ebeveyn koruyucu olmalıdır. Buradaki mesele çocuğu tehlikeye bırakmak değildir. Mesele, yönetebileceği zorlukları onun yerine sürekli çözmemektir. Çünkü çocuk “Ben yapabilirim” bilgisini bizim sözlerimizden çok kendi deneyimlerinden öğrenir.
Amacımız çocuğa hiç düşmeyeceği bir hayat hazırlamak değil, düştüğünde yeniden kalkabileceğine dair bir iç güven geliştirmesine yardımcı olmaktır.