Şemalar Sadece İnandıklarımız Değil, Yaşama Biçimimizdir
Şemaları bazen yalnızca olumsuz düşünceler gibi anlatıyoruz. “Ben yetersizim.” “İnsanlara güvenilmez.” “Beni sonunda terk edecekler.”
Ama şemalar yalnızca zihnimizde duran cümlelerden ibaret değildir. Zamanla hayatı nasıl yaşayacağımızı da etkileyebilirler. Örneğin terk edilme şeması olan biri ilişkilerinde sürekli güvence arayabilir. Partnerini test edebilir.
En küçük mesafeyi terk edilmenin işareti olarak görebilir. Ya da tam tersine terk edilmemek için kimseye gerçekten yaklaşmayabilir. Yetersizlik hisseden biri mükemmeliyetçi olabilir. Sürekli çalışabilir. Eleştirilmemek için hiç risk almayabilir.
Dışarıdan baktığımızda birbirinden çok farklı davranışlar görürüz. Ama altında benzer bir şema bulunabilir. Bu yüzden şemayı yalnızca “Neye inanıyorum?” sorusuyla anlamaya çalışmak yeterli olmayabilir. “Bu inanç nedeniyle hayatımı nasıl düzenliyorum?” sorusuna da bakmak gerekir. Nelerden kaçıyorum? Neyi sürekli telafi etmeye çalışıyorum?
İlişkilerimde aynı örüntüyü nasıl yeniden oluşturuyorum? Çünkü bazen şema yalnızca düşündüğümüz şey değil, o düşüncenin etrafında kurduğumuz yaşam biçimidir.