NEDEN HEP AYNI ŞEYLERİ YAŞIYORUZ?
Bazen insan dönüp hayatına bakar ve şunu fark eder:
Olaylar değişiyor, insanlar değişiyor…
Ama his hep aynı kalıyor.
Bir ilişkiden çıkıyorsun, başka bir ilişkiye giriyorsun.
Bir ortamdan ayrılıyorsun, başka bir ortama giriyorsun.
Ama sonunda yine aynı yerde buluyorsun kendini.
Yorulmuş.
Kırılmış.
Bir şeyleri fazla taşımış gibi.
İşte o zaman şu soru geliyor: “Ben neden hep aynı şeyleri yaşıyorum?”
Çoğu zaman tekrar eden şey olaylar değildir.
Tekrar eden duygudur.
Mesela…
Biri mesajına geç cevap verdiğinde, içini bir huzursuzluk kaplıyor.
Akıl hemen devreye giriyor:
“Kesin bir şey oldu.”
“Beni önemsemiyor.”
“Yine yalnız kaldım.”
Oysa ortada sadece gecikmiş bir mesaj vardır.
Ama beden çok daha eski bir şeyi hatırlıyordur.
Ya da biri sana küçük bir eleştiri yaptığında, gün boyu o cümleyi düşünürsün.
“Bunu neden söyledi?”
“Ben yanlış mı yaptım?”
“Yetersiz miyim?”
Eleştiri sıradandır. Ama his tanıdıktır.
Bazı insanlar ilişkilerde hep çok veren tarafta olur.
Anlar, idare eder, alttan alır. Karşısındakini kaybetmemek için kendi ihtiyacını geri plana atar.
Ama bir şey istemesi gerektiğinde, boğazı düğümlenir. Çünkü istemek, bir zamanlar zor bir deneyim olmuştur.
Bazı insanlar ise ilişkilerde hep çok yorulur.
Sanki sürekli bir şeyleri düzeltmesi, tamir etmesi, dengeyi tutturması gerekiyordur.
Biraz daha sabrederse düzelecek gibi hisseder.
Biraz daha anlatırsa anlaşılacak gibi.
Ama ne kadar çabalarsa çabalasın, içindeki yorgunluk azalmaz.
Çünkü yaşanan şey sadece bugünkü ilişki değildir. Geçmişten gelen bir his, bugünkü ilişkiye taşınmıştır.
Bazen de tam tersi olur.
Biri sana yaklaşınca geri çekilirsin.
İlişki derinleşmeye başladığında içinde bir sıkışma olur.
“Beni kısıtlayacak.”
“Benden çok şey bekleyecek.”
“Özgürlüğüm gidecek.”
Yakınlık bile yorucu gelebilir.
Çünkü bir zamanlar yakın olmak, rahatlatıcı değil, yükleyici olmuştur.
İnsan farkında olmadan, bildiği duyguların etrafında dolaşır.
Acı verse bile, tanıdık olduğu için.
Ve çoğu zaman kendine şunu söyler:
“Demek ki sorun bende.”
“Ben hep yanlış insanları seçiyorum.”
Oysa mesele seçimden çok, alışkanlıktır.
Bir zamanlar öğrenilmiş yollar, bugün de çalışıyormuş gibi yapılır.
Şunu bilmek rahatlatıcıdır:
Bu tekrarlar senin karakterin değildir.
Bunlar bir zamanlar işe yaramış, seni korumuş yollardır.
Ama her yol, her zaman aynı işe yaramaz.
Fark etmek genellikle ilk adımdır.
“Ben yine aynı duygunun içindeyim.”
“Bu his bana tanıdık.”
İşte o anda bir boşluk oluşur.
Otomatik gitmekle, durup bakmak arasında.
Ve bazen iyileşme, o boşlukta başlar.
SON BİR NOT
Eğer bazı ilişkiler sana hep yorucu geliyorsa, bu senin zor biri olduğun anlamına gelmez.
Belki sadece, çok erken öğrenilmiş bir yükü hâlâ taşıyorsundur.
Ve bunu fark etmek, bırakabilmenin ilk adımıdır.
SANA KÜÇÜK BİR DAVET
Bu yazıyı okurken aklına gelen bir ilişki, bir durum ya da bir his olduysa, orada biraz durmayı deneyebilirsin.
Kendine şunu sor:
“Şu an hissettiğim bu duygu bana nereden tanıdık?”
“Bunu ilk ne zaman hissetmiştim?”
Cevap hemen gelmeyebilir.
Gelmesi de şart değildir.
Bazen sadece bu soruyla kalmak bile, bir şeyleri yumuşatmaya başlar.