Bırakın, Biraz da O Küresin Karı
Çocuğunuzun önünde karla kaplı bir yol olduğunu düşünün. Ve siz elinizde kürekle onun önünden gidiyorsunuz. O üzülmesin diye bütün engelleri kaldırıyorsunuz. Arkadaşıyla sorun yaşadığında siz çözüyorsunuz.
Ödevini yetiştiremediğinde siz devreye giriyorsunuz. Bir şeyi yapamadığında hemen yardım ediyorsunuz. Buna kar küreyici ebeveynlik benzetmesi yapılıyor. Niyet çoğunlukla çok anlaşılır: Çocuğu korumak.
Fakat çocuğun önündeki bütün zorlukları kaldırdığımızda, istemeden önemli bir öğrenme fırsatını da kaldırabiliriz. Çünkü çocuklar baş etmeyi, baş ede ede öğrenirler. Bir problemi çözdüğünde yalnızca o problemi çözmüş olmaz. Aynı zamanda kendisi hakkında bir bilgi edinir: “Ben zorlandığımda bir şeyler yapabiliyorum.”
Bu deneyimler çocuğun kontrol ve yeterlilik algısının gelişmesine katkıda bulunur. Elbette bu, çocuğu her zorlukla yalnız bırakmak anlamına gelmez. Ebeveynin görevi bütün karı onun yerine küremek de değildir, onu karın ortasında yalnız bırakmak da. İhtiyacı olan desteği verirken yapabileceği şeyleri onun yerine yapmamaktır.
Çünkü hayatındaki bütün yolları önceden temizleyemeyiz. Ama ona o yolda yürüyebileceğini öğretebiliriz. Bazen çocuğa verebileceğimiz en değerli mesaj şudur: “Zorlanabilirsin ve ben senin bununla baş edebilme kapasiten olduğuna inanıyorum.”