ÖNCE TUTUNUR, SONRA BIRAKIR
Bir bebek ağladığında kucağa alındığında sakinleşiyorsa, gece uyandığında sizi yanına çağırıyorsa, zorlandığında temas arıyorsa…çoğu zaman şu soru gelir: “Acaba alışıyor mu?”
Aslında çoğu zaman olan şey çok başka.
Bebek alışmıyor.
Bebek tutunuyor.
Çünkü insan yavrusu, dünyaya kendi kendini düzenleyebilecek bir sinir sistemiyle gelmez.
Zorlandığında kendini toparlayabilme becerisi, doğuştan hazır değildir.
Sakinleşebilmek, bekleyebilmek, hayal kırıklığıyla baş edebilmek, yorulduğunda gevşeyebilmek, duygularla baş edebilmek…
Bunların hiçbiri “kendi kendine” bir anda ortaya çıkmaz.
Bebekler dünyaya olgunlaşmamış bir sinir sistemiyle gelir.
Bu yüzden kendi kendilerine sakinleşemezler.
Zorlandıklarında birine ihtiyaç duyarlar.
Bu bir eksiklik değildir.
Bu biyolojidir.
Bebek aslında şunu yapar: “Senin sinir sistemini ödünç alıyorum.”
Kucak, ses, temas, emzirme…
Bunların hepsi bebeğin sinir sistemini dışarıdan düzenler.
Bu süreç, önce biriyle sakinleşerek, sonra bu deneyimi defalarca yaşayarak, en sonunda da bunu yavaş yavaş kendi içine alarak ilerler.
Yani önce birlikte, sonra tek başına.
Burada çok önemli bir nokta var:
Güvenle bağlanan bebekler, ileride daha kolay ayrışır.
Bunu bir metaforla düşünelim.
Kökleri derine inen bir ağaç, rüzgâr çıktığında devrilmez.
Aksine, dallarını daha da uzağa uzatabilir.
Ama kökü zayıf bir ağaç, erken büyümek zorunda kalır.
Dışarıdan güçlü görünür, ama en küçük fırtınada kırılır.
Bebekler de böyledir.
Güvenle tutunabilen bebek, zamanı geldiğinde bırakabilir.
Sallanmak sadece bir uyutma yöntemi değildir.
Sallanmak sinir sistemi için güçlü bir düzenleyicidir.
Anne karnındaki ritmik hareket, bedene tanıdık bir güven hissi verir.
Sallanma, sinir sistemine şunu söyler: “Güvendesin, bırakabilirsin.”
Bu yüzden sallanan çocuk, daha kolay gevşer, daha hızlı sakinleşir.
Bu bir alışkanlık değil, bir destek biçimidir.
SON BİR NOT
Bazen bir çocuğun ihtiyacı olan şey, bir adım geri çekilmek değil, biraz daha yakına gelinmesidir.
Tutunmasına izin verilen çocuk, zamanı geldiğinde kendiliğinden bırakır.
Desteklenen sinir sistemi, ileride kendi dengesini daha kolay kurar.
Yakınlık, ayrışmanın karşıtı değildir.
Çoğu zaman tam da onun yolunu açar.
SANA KÜÇÜK BİR DAVET
Bebeğin sana ihtiyaç duyduğunda, zorlandığında, yakınlık aradığında, bir an dur ve kendine şunu hatırlat:
“Şu an yanlış bir şey yapmıyorum.”
“Şu an onun ihtiyacına karşılık veriyorum.”
Bazen en doğru yaptığımız şey, bir şey öğretmek değil, orada olmaktır.
Ve çoğu zaman, en iyileştirici olan da budur.